Sağlık&Güzellik Az Oje, Bol Su İşte Kadınlığın Sırrı Bu!

Az Oje, Bol Su İşte Kadınlığın Sırrı Bu!

Sağlık&Güzellik
Az Oje, Bol Su İşte Kadınlığın Sırrı Bu!

 Az Oje, Bol Su İşte Kadınlığın Sırrı Bu!  

Kadınların içine düştükleri en büyük yanılgılardan bir tanesi “güzel” olmadıklarına inanmalarıdır. Seçtikleri insanın onu güzel bulmuyor olması, o kadının kendini güzel hissetmemesi için yeterli bir bahanedir.

Unutulmamalı ki; güzellik o derece göreceli bir kavram değildir. Kimine göre güzel olan kimine güzel gelmeyebilir diyemeyiz.

Güzelliğin görsel bir tanımı olduğuna inandırıldık yüz yıllar boyunca. Oysa güzel olmanın kriteri dışarıda değil, içeridedir. Yani “güzellik” tamamen bir “his” meselesidir. Başkalarının bize söylediğinden çok, kalbimizin bize seslendiği kelimeyi duymayı seçersek bu konuda en doğru, en tutarlı ve en gerçek adımı atmış oluruz. Hiçbir erkek; çok daha güzelini bulduğu için gitmez… Biz kendimizden gittiğimiz vakit, bizi seven ve bizi beğenen başka birilerinin kalmaya devam etmesi imkânsızdır.

Aynalar bize kusursuz olduğumuzu gösterse de, içimizdeki “his” aynalarla aynı fikirde değilse çok üzgünüm ama yapacak bir şey yoktur.

Güzellik merkezlerinden çıkmadığı halde mutsuz olan kadınlarla, sadece rimel sürüp sokağa çıktığında bile yüzü gülen kadınlar arasındaki fark nedir biliyor musunuz? Doğru tahmin! “HİS…”

Biri harcadığı onca zamana ve paraya rağmen güzel olduğu hissine ulaşamıyor, diğeri küçücük bir rimel hamlesiyle dahi enerjisini yükseltip güzel olduğuna gönülden inanıyor.

 

Güzellik görsel mücadeleden çok, içsel bir serüvendir…

İçindeki güzellik hissine ulaşamayan ve bunu fiziksel müdahalelere rağmen yakalayamayan kadınlar yazık ki çok zaman mutluluk hissi veren yeni bağımlılıklar yaratırlar.

Yaşadıkları tatminsizlik hissi bedendeki serotonin, endorfin, dopamin, nerodrenalin gibi mutluluk hormonlarının azalmasına neden olacağından, vücut bir süre sonra kaybettiği hislerin arayışına girecektir.

Çikolata, tatlı, dondurma gibi şekerli yiyecekler mutluluk hormonunu geçici bir süre için de olsa yükselttiğinden bedende ciddi bir yeme arzusu baş gösterecektir.  Uyku hali beynin stres dalgasını düşürdüğünden, çok zaman sürekli uyku uyuma isteği de ortaya çıkacaktır. Bu kısır döngüyü depresyonla mücadele noktasına ulaştırmadan evvel bedeni korumaya almak önemlidir.

 

Hormon seviyemizi yükseltecek, uyku ve yemekten çok daha uzun vadede bizi zinde ve yüksek enerjide tutacak bazı önerilere kulak vermekte fayda var,

Sabah kötü uyandığında yatağından çıktıktan sonra olduğun yerde bir- kaç kez zıplayarak hareket enerjini aktive et. Böylece hormonal uyarım da başlayacaktır.

Bundan böyle her sabah uyanır uyanmaz zıplama işlemini bitirdikten sonra on dakika içinde en az iki; en fazla beş bardak su iç…

Her öğün öncesi masanın başına yerleşir yerleşmez yine büyük bir bardak su bitir.

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre sadece su içerek bile kalori yakımını hızlandırmanın mümkün olduğunu biliyor musunuz? Artık senin en iyi arkadaşın  “su”…

Su içmekte zorlanıyor musun? Tamam, hiç merak etme! Bunun için de küçük önerilerim var senin için. Suyu içemediğini düşündüğün vakit bardağının içine mevsimine göre meyve dilimleri ve nane yaprakları atmakta özgürsün. Suya aromatik lezzetler katarak içimini kolaylaştırabilirsin.

Hayatının bundan sonraki döneminde asla ama asla gazlı içecekler içme. Taze meyve sularını tercih etmekle birlikte, her şeyde olduğu gibi bunda da kararında davranmayı tercih et.

Bundan böyle hayatından kahveyi tamamen çıkartıyorsun. Kahve tıpkı kola ve diğer gazlı içecekler gibi kafein içerir ve kafein; insan bedeninde stres hormonunu yükseltir, mutluluk hormonunu düşürür.

Tatlandırıcılarla tamamen vedalaş. Onlar zararlı olduğu kadar fazlasıyla da iştah açıcıdırlar. Bu alışkanlığından kurtulabilmen için 21 gün süreyle istikrar göstermen bile yeterli olacaktır. Sen 21 gün boyunca onları reddedersen, 22’nci gün onlar da seninle birlikte olmak istemeyeceklerdir.

Dilediğin kadar bitki çayı demleyebilir ve buzdolabında soğutabilirsin. Bitki çayları yazın soğuk da tüketilebilir.

Sana kendini iyi hissettirecek şeylerin kıymetini bil ve uygula: Oje sür, saçlarını aç, topuklu giy ya da ılık bir duş al…

Günde en az on dakika gözlerini kapatarak doğru nefes egzersizleri yap. (Burnundan dörde kadar aldığın nefesi sekize kadar yine burnundan geri ver.)

Her gün yirmi dakika spor yap. (Yürüyüş, jimnastik ya da dans)​

Ağır yağlı ve bol etli beslenmekten kaçın. Mümkünse sabahları sucuk, salam, sosis, jambon gibi çiğ etleri tercih etme.

Her sabah ve her akşam ılık suyla duş al

Asla günlük kıyafetlerinle yatağa girme

Ortalama sekiz saat deliksiz uyku uyu

Yatak odanda televizyon, bilgisayar ve telefon bulundurma

Düzenli aralıklarla yardımda bulunabileceğin bir kurum seç ve o kurumla kol kola çalışmaya devam et (LÖSEV, KORUNCUK, WWF, Kansersiz Yaşam Derneği vb.) Bunu kendini iyi hissetmek için görev bilinciyle yapma. Tanrıyla ticaret yapamazsın. Ben sana paylaşmayı önererek tanrıyla iş birliği yapmayı tavsiye ediyorum. Ne demiştik; güzellik bir his meselesidir. İyi duygularını hiç tanımadığın başka insanlarla paylaştığında kendinle ilgili her şeyin ne kadar da güzelleştiğini göreceksin.

Aynada kendinle her karşılaştığında mutlaka gülümse! Seni temin ederim ki, gülümsediği halde çirkin görünen insan yoktur.

 

Bu arada hemen şimdi bedenindeki toksinlerden de kurtulmaya başlayabilirsin. Hazırladığım ödem çayını deneyebilirsin.

ÖDEM ÇAYI

Malzemeler: Tarçın Zencefil Karanfil Limon Maydanoz Kiraz Sapı Yeşil Elma Siyah Kayısı

Hazırlanışı: Tüm malzemeler kısa süreli kaynatılır. Kaynatıldıktan sonra kiraz ve maydanoz sapları karışımın içinden çıkarılır. Karışım süzgeçten geçirilir.

 

 

    blog comments powered by Disqus